Sponsorlu Bağlantılar
D Harfiyle Başlayan Biyoloji Terimleri Biyoloji Sözlüğü
1)Dalton (John DALTON, 18.Yüzyıl İngiliz fizikçisi): Moleküler ağırlık birimi. Bir hidrojen atomu ağırlığı.
2) Deaminasyon : Bir aminoasit ya da başka bir organik bileşikten bir ?NH2 (amino) grubunun ayrılması.
3) Dehidrogenasyon (Latince: De-ayrı+Eski Yunanca: Hydro-su): Bir molekülden hidrojen atomlarının ayrılması şeklindeki bir oksidasyon tipi.
4) Dekarboksilasyon : Bir organik bileşikten bir -COOH (karboksil) grubunun ayrılması.
5) Delaminasyon (Latince: De-ayrı+Lamina-tabaka): Blastodermin embriyonik gelişimi sırasında, üstte ektoderm ve altta endoderme ayrılması.
6) Denatürasyon : Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimi.
7) Dengeli Polimorfizm (Eski Yunanca: Poly-çok+Morphe-biçim): Ayrı ve zıt seçme baskısı ile sağlanan heterozigot ve homozigot karışımı.
Denitrifikasyon : Amonyağın serbest azota çevrilmesidir. Örneğin bazı bakteriler enzimleri
yardımıyla denitrifikasyon yaparlar.
9) Dentrit (Eski Yunanca: Dendron-ağaç): Bir sinir impulsunu hücresel gövde boyunca ileten tipik biçimde dallı sinir lifi.
10) Deoksiriboz : Ribozdan bir oksijen atomu eksik olan beş karbonlu bir şekerdir. DNA?nın
bileşenlerinden biridir.
11) Deri Değiştirme (Latince: Mutare-değiştirmek): Saç, tüy ve dış iskelet gibi bir dış örtünün atılması ve yerine yenisinin yapılması.
12) Dermis (Eski Yunanca: Derma-deri): Omurgalı derisinin iç tabakası.
13) Desiduoz (Latince: Decidere-dökülmek): Kalıcı olmayan, erginleştiğinde dökülen. (genellikle yaprak döken odunlu bitkiler için kullanılır)
14) Desmosomlar : Karşılıklı iki hücre yüzeyinde kesikli olarak bulunan ve hücreler arası
boşluklarla ayrılan düğme biçimindeki plakalardır. Hücreleri bir arada tutmaya yararlar.
15) Detoksifikasyon : Bir maddenin zehirli etkisini azaltan enzimatik olaylar.
16) Deuterostom (Eski Yunanca: Deuteros-ikinci+Stoma-ağız): Blastoporu arka uçta (ağızdan uzakta) bulunan ve ön uçta yeniden meydana gelen hayvan.
17) Diapoz (Eski Yunanca: Dia-arasında+Pausis-durma): Bir böceğin hayat devresinde inaktif olduğu evre.
18) Diastol (Eski Yunanca: Diastole-çekme, uzama): Yürek kaslarının, özellikle ventrikül kaslarının gevşemesi. Bu sırada lümen kanla dolar.
19) Diferensiasyon : Farklılaşma. Daha ergin duruma doğru gelişme, daha basit bir hücreden özelleşmiş bir hücre durumuna değişme.
20) Difüzyon (Yayılma): Moleküllerin kinetik enerjileri nedeniyle çok yoğun bir bölgeden az
yoğun bir bölgeye hareketleri.
21) Digitigrat (Latince: Digitus-parmak+Gradus-adım): Yalnız parmakları toprağa değen köpek ve kediler için kullanılan parmaklar üzerinde yürüme hareketi.
22) Dikotiledon (Eski Yunanca: Dis-çift+Kotiledon-fincan biçimindek): İki kotiledona (çenek, yaprak) sahip bitki.
23) Dim : Belirli bir alanı işgal eden ve kendi aralarında çoğalan benzer organizmaların oluşturduğu populasyon.
24) Dioik (Eski Yunanca: Dis-çift+Oikos-ev): İki evcikli. Bir birey üzerinde dişi, bir başkası
üzerinde erkek çiçekleri bulunan bitki türleri.
25) Diploit (Eski Yunanca: Diploos-iki kat): Gametlerde bulunan iki takım kromozom sayısı, iki takım kromozoma sahip hücre ya da organizma.
26) Disakkaritler : Hidrolizle iki monosakkarit meydana getiren sukroz, laktoz ve maltoz gibi şekerler.
27) Distal (Latince: Distans-uzakta): Aralıklı,belirli bir noktadan uzakta.
28) DNA (Deoksiribo Nükleik Asit): Kromozomlarda bulunur ve nükleotitlerindeki özel
dizilerde kodlanan genetik bilgiyi içerir.
29) Doku (Latince: Texere-dokumak): Belirli görevler yapmak üzere özelleşmiş benzer hücreler topluluğu. (kas, sinir, bağ dokuları gibi)
30) Dolikosefal (Eski Yunanca: Dolichos-uzun+Cephale-kafa): Uzun kafalı. Eni boyunun %75?inden az olan bir kafatası biçimidir.
31) DPN (Difosfopiridin nükleotid): Aynı zamanda NAD (Nikotin Adenin Dinükleotid) de denir.
Birçok reaksiyonda bir hidrojen alıcısı ya da vericisi olarak iş gören bir koenzim.
32) Drupa (Latince: Drupa-olgun zeytin): Eriksi meyve. Meyve kabuğunun dış kısmı derimsi, orta kısmı etli ve iç kısmı sertleşmiştir. (erik, kayısı v.b.)
33) Düğümsel Doku : Kendi reaksiyon hızı birbiriyle ilişkili bir dizi reaksiyon için aralık
sağlayan parça, örneğin Nodus sinoatrialis, yürek atışını başlatır ve yüreğin kasılma hızını düzenler.
34) Dış Çaprazlama : Farklı soylara ait bireyler arasındaki eşleşme.
35) Döllenme : Bir spermin bir yumurtayla birleşip kaynaşması ve oluşan zigotun gelişmeye
başlaması. Fertilizasyon.
Google'de ARA
Etiketler »
biyoloji sözlük -
biyoloji terimler sözlüğü -
biyoloji terimleri -
Biyoloji Terimleri Sözlüğü -
Biyolojide kullanılan terimler -