Manşetler

Buradasın: Faydalı linkler » Genel Bilgiler » Geleneksel Türk Giysileri Kıyafetleri
 

Geleneksel Türk Giysileri Kıyafetleri

Reklam

Türkiyenin geleneksel olarak giyilen elbise ve kıyafetleri nelerdir  geleneksel törenlerde neler giyilir, bu soruların cevabı aşağıdaki makalede .

Türk toplumu yüzyıllar boyu zengin bir giyim kültürüne sahip olmuştur Bu zenginlik, giyim biçimlerinde olduğu kadar giyim malzemelerinde de kendini gösterir

Anadolu’nun geçirdiği çeşitli dönemler, uzun tarihsel geçmişi, Orta Asya etkisi, başka kültürlerle teması da giyim çeşitliliğinde ve zenginliğinde geniş rol oynamıştır

Farklı tarımsal düzeyde olan toplumlarda giyimde de farklılıklar söz konusu olabilmektedir

Türk giysilerinin belli başlı parçaları şunlardır:

1) İçlik (baştan geçirilen ve belden bir kuşakla sıkılan gömlek)

2) Üstlük (önü açık, kısa kollu ya da kolsuz düğmesiz ceket)

3) Dizlik (kısa ya da çizme içine girecek kadar paçalı pantolon)

Örme çorap, yumuşak, kısa çizme, koyun postundan külah, bu giyimin belli başlı parçalarıydı

Anadolu halkının yakın za*manlara kadar giydiği ve hala dü*ğünlerde ve törenlerde kullandığı kıyafetler ve başlıklar bölgeden bölgeye değişmektedir Bu deği*şiklikler mahalli gelenekler ile fert*lerin birbirinden ayrı olan zevkle*rinden ve iklim şartlarıyla, tarihi nedenlerden ileri gelmektedir

Tepeliği, oyalı yazması, vala*sı ve buğgusu ile alınlık, duluk, pe*nez, tozaklarıyla başı ayrı; zıbını, yeleği, cepkeni, üç eteği, önlüğü, şalvarı, kuşağı, uçkuru, peşkiri ile üstü ayrı; yemeni, çarık, potin, terlik, çorap ve patiği ile ayağı ayrı çeşitli zenginlik gösterir

Giyimde Yöresel Farklılaşma her ne kadar Anadolu halkının giysilerinde çeşitli yörelerde de olsa bazı ortak özellikler bulunmakla birlikte, yine de giyim biçimleri bölgelere göre değişmektedir Bu değişiklik kuşkusuz geleneksel kesim giysileri bakımındandır

Güneydoğu Anadolu yöresi giysileriyle Karadeniz yöresi giysileri oldukça farklıdır Bu farklılık, kadın giysilerinde daha belirgindir Bu değişikliklerin başlıca nedenleri: Yöresel gelenekler, bireylerin kendilerine göre beğenileri, bölgenin çevreyle komşuluk durumu (Iran ve Irak sınırına yakın bölgelerde erkeklerin de entari giymeleri) iklim özellikleri (Karadeniz uşakları sert rüzgâra karşı boğazlarına kadar kapalı şayak mintan giyerler, İzmir zeybekleri, ince, yakası açık mintan giyerler), tarihsel nedenlerden oluşan kültür birikimleri, etnik grupların varlığı ve sosyoekonomik yapı Örneğin dağlık ve soğuk yörelerde giysiler, daha çok yün dokumadan olur Ayrıca yün ve pamuk karışımı dokuma, saf yün dokuma, keçi kılı dokuma da vardır Buralarda işleme ve süsleme iplikleri de yündendir Giysilerde görülen yöresel farklılaşma, köy ve kent yerleşme birimlerine göre de kendisini göstermektedir Kırsal kesimde geleneksel giysiler kısmen devam etmektedir Oysaki il ve ilçelerde standart ve modaya uygun giysiler giyilmektedir Ayrıca köydeki genç kuşak da kent giyimini benimsemiştir Bununla birlikte köyde yaşayan orta ve yaşlı kuşak, eski giyim geleneğini bir takım değişmelerle birlikte sürdürmektedir

Bölgelere göre Türk giysileri Kuzeydoğu, Güneydoğu, Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Trakya Bölgeleri olarak gruplandırılabilir Tüm bölgelerde giyilen ortak giysi türleri entariler, şalvarlar, işlikler ve kuşaklar olarak gruplanmasına karşın, bunların giyiniş biçimleri ve ayrıntılarında ayrıcalıklar görülür

Tas, tuzak, tepelik, fes, hotoz ve Araçkin’den oluşan başlık türleri bölgelere göre değişik biçimde kullanılır Yörük ve Türkmen giyimlerinde belirgin farklılıklar vardır Yörük, süse ve görünüşe daha fazla önem verir Türkmen ise kutsal inancına göre giyinir Yörük giyim ve başlıklarında ağırlık ve anlam çiçeklerde olmasına rağmen Türkmen giyimleri, geometrik desenler, kutsal sayılara ve şekillere uyularak yapılır Her iki grubun giyimi de atlı göçebe giyimidir Bu tarz giysilerle rahat ata binilir Uzun yürüyüşlerle göçler yapılabilir, evde, tarlada, dağda, ovada çalışılabilir, doğa koşullarına karşı korunma sağlanabilir Dinsel ve Sihirsel Etkiler Dinler, insanların giysilerinin biçimini de geniş ölçüde etkilemiştir Dinsel ibadet yerine getirilirken özel giyim söz konusu olduğu gibi günlük giysiler de dinler tarafından geniş ölçüde etkilenmiştir Cübbe, fes, sarık İslamda gelenek halini almış simgelerdir Aslında İslamın giyim konusuna müdahalesi tartışmalı bir konudur Fakat özellikle kadın giysilerindeki kapalılık, örtünme, geniş ölçüde dinsel etkilerden ileri gelmiştir

Kadın giyimi, tüm ülkelerde olduğu gibi, erkek giyimine oranla daha sık değişmelere uğramıştır Türk kadın giyimini a) Entariler, b) Şalvar ve içlikler, c) Etek ve ceketler oluşturur Bunlar yöresel biçimde olduğu gibi, zamanla da pek çok değişikliğe uğramıştır Örneğin kadın sokak giysisi sayılan örtünmede kullanılan “ferace” bugün yoktur Yüzyılımız, tekdüze giyim biçiminin yaygın olduğu bir çağdır Tüm uluslarda kentlerde yaşayanlar, bu gidişe ayak uydururken, özellikle kırsal yörelerde yaşayan ve tarımla uğraşan bir kesimin, bunun dışında kalarak eski giyim geleneğini koruduğu görülmektedir

BAŞLAR VE BAŞLIKLAR

Başlıklar geçmiş yüzyıllar için de oluşup gü*nümüze kadar gelmiş, giyim-kuşam uygarlığımızın örneklerindendirBaşlık giyimi bebeğin doğumu ile başlar, kadının ölümüne kadar sürer Başlıklar, gelenek ve göreneklere göre hazırlanır Çeşitli malzemeden yapılabilir Başlıklarda bölge bölge, köy köy değişiklikler görülür

Geleneksel Türk başlıkları yaşadığı zamanın ve yörenin bütün özelliklerini baştacı ederek günümüze kadar taşıyabilmiştir

Saçlar, saçlara yapılan örgüler, örgülerin miktarı ve süslemeleri ile bu süsleme şekilleri bölgeden bölgeye değişmektedir Kaküller ve zü*lüfler kadının evli-bekar olduğunu gösterirBaşlıklar ise hazır alınarak, süslenip başa giyilen; tas, fes, tepelik, arakçının yanı sıra saça şekil verilerek süsleme yapılan; taç,hotoz,tozak vb gruplara ayrılır

Bunlar yine bölgelere göre adları aynı olsa da şekil ve süslemelerde farklılıklar gösterir Başlıkların biçimleri ve süsleri bunları giyenlerin sosyal durumunu da belirler Başa örtülen örtüler, örtülerin kenarlarına yapılan oyalar bile giyenin bekar, nişanlı ve evli olduğunu anlatabilecek niteliktedir ve aşiretlere, abalara göre de farklılıklar gösterirler Başlıklar ve baş süslemelerinin en zenginleri gelin başlıklarında görülebilirKadın Başlıkları ve Toplumsal Anlamları Anadolu’da yöresel kadın giysileri ve başlıkları oldukça çeşitli, canlı ve anlamlıdır Özellikle yörük giysi ve baş süslemeleri bu konuda çok zengindir
Yörük giysilerinde ve baş süslemelerinde çiçeklerin dili vardır Yörük erkeği ve kadını, baştan aşağı çiçek şekilleriyle süslenmiştir Başa takılan el yapısı bin bir çiçek şekli, oyalarla, yazmalarla, dokumalarla canlandırılmıştır Doğada bulunan kır çiçekleri, bahçe çiçekleri, meyve çiçekleri renkleriyle ve biçimleriyle giyime yansımıştır Başa takılan çiçekler ve başa bağlanan çiçek oyaları çeşitli anlamlar taşımışlardır Buluğa ermiş genç kızı, nişanlı kızı, yeni gelini, evli kadını, umutsuz sevgiliyi, âşık delikanlıyı, sözlü genci, damadı, üç yıllık evli kadını, evli erkeği, oğlu kızı olan anayı, hep başına taktığı çiçeklerden anlarızÖrneğin sümbül çiçeği oyasını, âşık genç kız ya da nişanlı kız başına bağlar Sümbül, aşkın ve mutluluğun simgesidir

Mor sümbül âşık kızı, pembe sümbül nişanlı kızı, beyaz sümbül bağlılığı anlatırBasma taze karanfil takan delikanlının yavuklusu var demektir Karanfil çiçeği oyasını gelinler, evli kadınlar takarlar Gül oyasını bazı yörelerde gelinler, bazı yörelerde kızlar bağlarlar Sarı nergis oyasını bağlayan kadın umutsuz aşkını duyurur çevresine Erkeği gurbete giden kadın, yaban gülü oyasını kullanır Badem çiçeği oyasını, sevdiğiyle evlenecek kız seçer Erik çiçeği oyasını gelinler bağlarlar Kocasıyla arası nahoş olan yeni gelin, biber baharı çiçeği oyasını başına sarar Eğer kırmızı acı biber oyası bağlamışsa, kocasıyla arasının biber gibi acı olduğunu belirtir

Genç hamile kadın, başına “müjde oyası” takarak bebek beklediğini ilan ederOğlu kızı olan, yeşil yapraklı dal oyası takar başına Yörük kadını, her çeşit malzemeyi süs için kullanır Çiçek, bitki tohumları, çekirdekler, boncuk, pul, düğme, ilik, deniz kabuklan, renk renk iplikler, yün parçaları, püsküller, at kılı, deri parçalan, madeni parçalar, çaput ve bez parçalan, parlak renkli çikolata kâğıtları gibi

Başlıklar: a) Bebe başlığı, b) Genç kız başlığı, c) Gelin başlığı, ç) Yeni evli kadın başlığı, d) Çocuklu kadın başlığı, e) Dul kadın başlığı, f) Kırk yaşına varmış kadın başlığı, g) Oğlu askere gitmiş ana başlığı, h) Nene başlığı gibi gruplara ayrılabilirler
Çiçek, sadece yörükler de değil, tüm Anadolu giyiminde yer alır Tüm giyim parçaları, çiçekle süslüdür Bu durum da Anadolu insanındaki çiçek zevkinin yücelişini göstermektedir 16 yüzyıla değin baş süslemelerinin temel aracı festir Kadın fesleri, ya gümüş ve altınla silmecesine işleniyordu ya da üzerine gümüş ve altın tepelikler takılarak süslenmiştiBazı yörelerde başlarda yer alan ve süs olarak kullanılan altın miktarı, evlilik yıllarını gösterirken, bazı yörelerde evlilik yılları, başa bağlanan yemeni sayısıyla belirtilir Ayrıca nişanlı, gelin, dul, evlenmek isteyen ya da istemeyen dullar da bu başlıklardan anlaşılırdı

Görüldüğü gibi bir başlık olgusu bile sadece bir süs aracı değil, tamamen toplumsal içeriğe sahip, toplumsal anlamlı bir giyim öğesidir Kadın başlıklarında da bazı inançlar söz konusudur Başlıkta altınlardan başka gümüş takılar da vardır Bunlar eski inançlara dayanır Örneğin kem gözlere karşı kadın başlığına birçok tılsım konur Kadının sağlıklı ve güçlü olması için nazarlıklar takılırSüs takıları kullanma geleneğinin kökeninde doğa olaylarına inançların bulunduğu da bir gerçektir, bunu süsleme aracı olarak işlenen hayvanların, o çağlarda kutsal sayılmalarından anlıyoruz Araştırıcılar, kutsal hayvanı süs takısına işlemenin, bir korunma duygusu belirtisi olduğunu savunmaktadırlar

BEDENE GİYİLENLER

İç giyimde genellikle ev dokumalarından farklı kesim ve süslemelerle gömlekler, dış giyimde ise yine bölgelere göre peşli, peşsiz entariler*de işleme, kesim, boy, giyiliş şekli farklıdır Alta giyilen şalvarın kesimi, kumaşı süsleme ve giyim tarzı yörenin özelliklerini yansıtır Bele bağlanan kuşaklar, öne giyilen önlükler, yöre koşullarına, zevke, kullanım alanlarına göre değişiklik gösterir Cepkenlerde de süsleme, kesim, boy (kol ve etek) farklıdır, bunlar “salta, hırka, yelek” gibi isimler alır Yine çoraplar ve ayakkabılar yörelere göre farklı uzunlukta olup renk ve nakışlarla süslüdür Takılar ise başlı başına bir zenginliktir Alınlık, duluk, tozak, hızma, küpe gibi baş; gerdanlık, kolye, gıdıklık, muskalık, bilezik, yüzük gibi üst; halhal gibi ayak takıları ise bütün zenginliği ile ayrı bir özellik gösterir

Şehirlerde görülen ve genel olarak sokağa çıkıldığı zaman giyilen elbiselerin en eskisi “ferace, car, çarşaf, ihram”dır

Erkek kıyafetlerinde başlıklarda fes, kukulat, takke; bedende gömlek, şalvar, zıvga, potur, cepken ve ceket; ayakta çizme, çarık, yemeni; belde kuşak, silahlık ve aksesu*ar olarak da hamaylı, köstek vb kullanılır Bütün bunlar yine bölgelere göre renkle*rinde, kesimlerinde, kumaşlarında, kullanım şekillerinde farklılıklar gösterir

Kıyafet inkılabıyla birlikte, halkın zamanla batılı giyim tarzına yönelmesi özellikle geleneksel erkek giyim-kuşamının kaybolmasına neden olmuştur Nadiren özel günlerde giyilen bu kıyafetler günümüzde kişisel koleksiyonlarda ve müzelerde korunmakta, halk oyunları kıyafetleri olarak değerlendirilmektedir

Etiketler » Geleneksel Kıyafetlerimiz Nelerdir - geleneksel türk kıyafeti - Türk giysileri - Türk Tarihi - Türklerin kıyafetleri -

7,518 kişi inceledi. Konu hakkında görüşlerini alttaki yorum bölümüne bildirebilirsiniz.

Yorum Bırakın



Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İsminiz
E-Mailiniz
Yorumunuz
 
reva - 02.04.2011 - 14:40
Ben köy giyimi hakkında bilgi istiyorum
kemal - 19.02.2011 - 22:36
bunu hic beyenmedim....

Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

    E-mail Adresinizi yazınız
     



    Mail Adresinize gelen Aktivasyonu onaylayınız...