Manşetler

Buradasın: Biyografi » Kim Kimdir » İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları - İbni Sina Eserleri Biyografisi
 
facebook

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları - İbni Sina Eserleri Biyografisi

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları - İbni Sina Eserleri Biyografisi İbni Sina (tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi), Farsça: ابوعلى سينا/پورسينا, Latince: Avicenna; okunuş: āvĭ-sěnə[1]; d. 980, Buhara yakınları - ö. 1037, Hamedan), filozof, hekim ve çok yönlü Fars[2][3][4][5] bilim adamıdır.

İbn-i Sina, Kuşyar isimli bir hekimin yanında tıp eğitimi aldı. Değişik konular üzerine 240ı günümüze gelen 450 kadar makale yazdı. Elimizdeki yazıların 150 tanesi felsefe 40 tanesi de tıp üzerinedir. Eserlerinin en ünlüleri felsefe ve fen konularını içeren çok geniş bir çalışma olan Tedavi Kitabı ile Tıbbın Kanunudur. Bu ikincisi ortaçağ üniversitelerinde okutulmuştur. Hatta bu eser Montpellier ve Louvainde 1650 yılına kadar ders kitabı olmuştur.

Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sinanın oğlu olan İbn-i Sina (Batıda Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natiliden ve İsmail Zahitten ders aldı. Geometri (özellikle Öklid geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp ve doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabinin el-İbanes[kaynak belirtilmeli] aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-canda Şirazlı Ebu Muhammedten destek gördü (Tıp Kanununu Cürcanda yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının ve Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

Yaşadığı dönem

İbn-i Sina, İslamın Altın Çağı olarak bilinen ve Yunanca, Farsça ve Hinçeden eserlerin çevirilerinin yapılıp yoğun bir şekilde incelendiği dönemde önemli çalışmalar ve yapıtlar gerçekleştirdi. Horasan ve Orta Asyadaki Samani Hanedanı ve Batı İran ile Irak topraklarındaki Büveyhiler bilimsel ve kültürel ilerlemeye çok uygun bir ortam hazırlamışlardı. Bu ortamda Kuran ve Hadis çalışmaları çok ilerlemişti. Felsefe, fıkıh ve kelam çalışmaları İbn-i Sina ve çağdaşlarınca oldukça geliştirilmişti. Al-Razi ve Farabi tıp ve felsefe alanında yenilikler sağlamışlardı. İbn-i Sina, Belh, Hamedan, Horasan, Rey ve İsfahandaki muhteşem kütüphanelerden yararlanma olanağı elde etmişti

Hayatı

Çocukluğu

İbn-i Sina 980 yılında günümüz Özbekistanında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğdu. Babası Abdullah, Samani İmparatorluğunun önemli şehri Belhten gelen saygın bir bilim adamıydı. Buharada iyi bir eğitim aldı. Olağanüstü hafızası ve zekası da bu konuda ona çok yardımcı oldu. 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı.

Hintli bir manavdan Hint aritmetiğini, başka bir alimden tıbbi konuları, İsmail el-Zahidden de fıkıh öğrendi.

O küçük yaşlarda Aristo felsefesini anlamakta oldukça zorlanmıştı. Farabinin bu konuda yazdıklarını okuması ona çok yardımcı oldu. Kilitlendiği dönemlerde tüm kitaplarını bir kenara bırakır, abdest aldıktan sonra camiye gidip kafası aydınlanıncaya kadar namaz kılar ve dua ederdi. Kendi ifadesiyle, Aristonun Metafizik isimli kitabını kelimeler beynine kazınana kadar kırk kez okumuştu ama anlamlar hala bulanıktı. Birgün bir kitapçıda Farabinin bu konudaki küçük bir kitabını 3 dirhem gibi ucuz fiyata aldığında herşey bir anda aydınlandı.

16 yaşında tıbba döndü ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 18 yaşında doktor ünvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı.

Erişkinliği

İbn-i Sina ilk olarak 997 yılında tehlikeli bir hastalıktan kurtardığı emirin yanında çalışmaya başladı. Bu hizmetinin karşılığında aldığı en önemli ödül Samanilerin resmi kütüphanesinden dilediğince yararlanmak oldu. Kütüphanede kısa süre sonra meydana gelen yangında düşmanları onu bilerek kundaklama yapmakla suçladı.

22 yaşında babasını kaybetti. 1004 yılının Aralık ayında Samani Hanedanı sona erdi. İbn-i Sina Gazneli Mahmudun teklifini geri çevirdi ve batıya Ürgençe gitti. Buradaki vezir bilim dostuydu ve ona küçük de olsa bir maaş bağladı. Yetenekleri için kullanma sahası arayan İbn-i Sina Mervden Nişabura ve Horasan sınırlarına kadar bölgeyi adım adım dolaştı. Kendisi de şair ve bilim adamı olan ve İbn-i Sinaya sığınak sağlayan hükümdar Kabus bu sırada çıkan ayaklanmada hayatını kaybetti. İbn-i Sinanın kendisi de şiddetli bir hastalığa yakalanmıştı. Sonunda Hazar Denizi kıyısındaki Gorganda eski bir arkadaşına rastladı. Onun yanına yerleşti ve bu kentte mantık ve astronomi dersleri vermeye başladı. Kanun kitabının başlangıcı da bu döneme rastlar.

Daha sonra Reyde ve Kazvinde çalıştı. Yeni eserler yazmaya da devam etti. İsfahan valisinin yanına yerleşti. Bunu öğrenen Hamadan emiri İbn-i Sinayı yakalattı ve hapsetti. Savaş sona erdikten sonra Hamadan emirinin yanında çalıştı. Kısa süre sonra İbn-i Sina, kardeşi, iyi bir öğrencisi ve iki köleyle kılık değiştirip şehirden kaçtı ve korku dolu bir yolculuktan sonra çok iyi karşılandıkları İsfahan a ulaştı.

Sonraki yılları ve ölümü

İbn-i Sinanın kalan 10 ya da 12 yılı Ebu Caferin hizmetinde geçti. Burada doktor, bilim danışmanı olarak çalıştı ve hatta savaşlara bile katıldı. Bu yıllarda edebiyat ve filoloji çalışmaya başladı. Bir Hamadan seferi sırasında şiddetli bir kolik atağına yakalandı. Güçlükle ayakta duruyordu. Hamedana vardığında önerilen tedavileri uygulamadı ve kendisini kadere teslim etti. Ölüm yatağında mallarını yoksullara bağışladı, kölelerini azat etti ve son gününe dek 3 günde bir Kuran okudu. 1037 Haziranında Ramazan ayında 57 yaşında öldü. Kabri Hamedandadır.

Tıbbın Kanunu

İbn-i Sinaya atfedilen 100 kadar eser vardır. Bunlardan en önemlisi Tıbbın Kanunu isimli 14 ciltlik eserdir. Bu kitap 18. yüzyıla kadar Avrupada ve İslam Dünyasında standart tıp kitabı olarak okutulmuştur.

Tıp ve farmakoloji

Bu kitapla gelen yenilikler, enfeksiyon hastalıklarının ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların keşfi; bulaşıcı hastalıkların yayılmasının azalması için karantina uygulamasının önerilmesi; deneysel tıp, nöropsikiyatri risk faktör analizi ve teşhis koyarken belirti ve bulguların birlikte değerlendirildiği sendrom anlayışı gibi kavramların ortaya konmasıdır. İbn-i Sina bu kitapta mikroorganizmaların varlığı konusunda bir hipotez de geliştirmiştir. Yunanlıların, hastalıkların kaynağı olarak hava kirliliğini gösteren teorilerini adapte etmiştir. hastalıkları sınıflar ve olası nedenleri kabaca anlatır. Hijyen, basit ve karmaşık ilaçlar ve organların fonksiyonları da kitabın konuları arasındadır. Burada İbn-i Sina göz anatomisini ilk kez doğru olarak tarif eden kişi olmuştur.

Metafizik


İbn-i Sinaya göre metafiziğin temel konusu, "vücudu mutlak" olan Allah ile yüce varlıklardır. Vücut (var olan) üçe ayrılır: Olası varlık ya da ortaya çıkan ve sonra yok olan varlık; olası ve zorunlu varlık (tümeller ve yasalar evreni, kendiliğinden var olabilen ve bir dış neden sayesinde gerekli olan varlık); özü gereği gerekli olan varlık (Allah). İbn-i Sina Allahı "Vahdet-i Vücud" yani varlığı zorunlu olan olarak belirtir ve bu fikir ona hastır.

Ruhbilim

İbn-i Sina, ruhbilimin, metafizik ile fizik arasında bağlantı kuran ve bu iki bilimden de yararlanan bir bilgi alanı olduğunu savunmuş, ruhbilimini üç ana bölüme ayırmıştır: Akıl ruhbilimi; deneysel ruhbilim; tasavvuf ya da gizemci ruhbilim. İnsanların ruhlarının müzikle tedavi edilebileceğini öne sürmüş ve bu yöntemi geliştirmiştir.


Akıl
Bu konudaki görüşleri Arizkotelek ve Farabiden farklı olan İbn-i Sinaya göre, akıl 5 çeşittir; bilmeleke (ya da olası akıl açık-seçik ve zorunlu olanları bilebilir); he-yulâni akıl (bilmeyi ve anlamayı sağlar); kutsi akıl (aklın en yüksek aşamasıdır ve her insanda bulunmaz); muste-fat akıl (kendisinde bulunanı, kendisine verilen "makûllerin " suretlerini algılar); bilfiil akıl ("makûl"leri yani kazanılmış verileri kavrar). İbn-i Sina, akıl konusunda, Eflatunun ideaylizmi ile Aristotelesin deneycilaiğini uzlaştırmarya, birleşrtirici bir akıl görüşü orataya koymaya çalışmkıştır.


Bilimlerin sınıflandırılması

İbn-i Sinaya göre bilimler madde ve biçim ilişkisi bakımından üçe ayrılır: El-ilm ül-esfel (Doğa bilimleri ya da aşağı bilimler), maddesinden ayrılmamış biçimlerin bilimidir; mabad-üt-tabia (metafizik), el-ilmüll-âli (mantık ya da yüksek bilimler) maddesinden ayrılan biçimlerin bilimleridir; el-ilm ül-evsat (matematik ya da orta bilimler) ancak insanın zihninde maddesinden ayrılabilen, bazen maddesiyle birlikte, bazen ayrı olan biçimlerin bilimidir.

Kendisinden sonraki Doğu ve Batı filozoflarının çoğunu etkileyen İbn-i Sina, müzikle de ilgilenmiştir. 250yi aşkın yapıtının başlıcası olan Şifa ve Kanun, felsefenin temel yapıtı sayılarak, uzun yıllar boyunca pek çok üniversitede okutulmuştur.

Başlıca yapıtları

El-Kanun fit-Tıp, (ö.s), 1593, "Tıpta Kanun"(Tıp ile ilgili zamanının bilgilerini ihtiva eder. Orta çağda dört yüz yıl Batıda ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır.)
Kitabül-Necat, (ö.s), 1593, ("Kurtuluş Kitabı"Metafizik konularda yazılmış özet bir eserdir. )
Risale fi-İlmül-Ahlak, (ö.s), 1880, ("Ahlak Konusunda Kitapçık")
İşarat vel-Tembihat, (ö.s), 1892, ("Belirtiler ile ilgili eserdir.)
Kitabüş-Şifa, (ö.s), 1927, ("Mantık, Matematik, Fizik ve İlahiyat yani Metafizik konularında yazılmış on bir ciltlik hacimli bir eserdir. Bir çok kereler Latinceye çevrilmiş ve ders kitabı olarak okutulmuştur.").Mantık bölümü, Mantık , Musiki ve Hitabet kitaplarından meydana gelir.Matematik bölümünde Aritmetik , Geometri ve Astronomi kitapları yer alır.Tabiat veya Fizik bölümünde ise, Fizik, Kimya, Mineroloji
el-Fennü’l –Harmis nün Tabiiyat

Sponsor Reklamları



Etiketler » İbni Sina - İbni Sina hayatı - İbni Sina kimdir - İbni Sina hastanesi - İbni Sina vikipedi -

1,586 kişi inceledi. Konu hakkında görüşlerini alttaki yorum bölümüne bildirebilirsiniz.

Yorum Bırakın



Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İsminiz
E-Mailiniz
Yorumunuz
 

Bu içerik İçin Yorum Yapılmadı. İlk Olmak İster misin?