Manşetler

Buradasın: Faydalı linkler » Genel Bilgiler » İstanbul Şikayet Korosu
 

İstanbul Şikayet Korosu

Reklam

Birbirinden farklı gruptan ve yaştan insanlar toplanıp Şikayet Korosunu kurdular. Şikayetlerini bundan sonra koroyla dile getirecekler.

Ne müzik bilgileri var ne de daha önce sahneye çıkmışlıkları… Farklı meslek dallarından ve yaşlardan 38 kişi, bir aydır İstanbul Şikâyet Korosu‘nun bugün İTÜ Maçka kampüsünde konseri için prova yapıyor. Amaçları, İstanbul‘un sorunlarını eğlenceli bir yolla duyurmak.

Farklı meslek dallarından 38 kişi üç haftadır bir araya gelerek İstanbul için şarkılar yazıp, seslendiriyor. Alışılagelmişin aksine, bu şehre methiyeler düzmüyorlar; şikâyetlerini farklı bir yolla duyurmaya çalışıyorlar. Müzik bilgisi kriteri aranmaksızın oluşturulan İstanbul Şikâyet Korosu‘nun üyeleri, gazete ve internet ilanlarıyla bulundu. Hafta sonları ve iş çıkışlarında düzenli olarak çalışan koro, bugün saat 15.00′te İTÜ Maçka kampusundaki MİAM‘da ilk performansını gerçekleştirecek. Şikâyet Korosu projesi aslında şimdiye kadar pek çok ülkede gerçekleştirilmiş. Finlandiyalı ve Alman sanatçılar Tellervo Kalleinen ve Oliver Kochta-Kallleinen‘in ilk kez 2005′te Birmingham‘da gerçekleştirdikleri Şikâyet Korosu projesi bugüne kadar Avrupa, Amerika ve hatta Uzakdoğu‘da toplam 22 şehirde yapılmış. İstanbul‘da düzenleyen ise güncel sanat alanında üretim ve danışmanlık yapan bir oluşum olan CUMA (İstanbul Güncel Sanat Ütopyaları Derneği). Hem kentsel hem de kırsal alanlardaki tekdüzeleşmiş günlük hayatı, güncel sanat projeleri yaratmak ve yaratıcı projeler gerçekleştirmek isteyenlere hizmet veren bu dernek, şimdiye kadar benzer etkinlikler yapmış. Şikâyet Korosu’nu da uzun zamandır hayata geçirmek istiyorlarmış; 2010 Ajansı‘ndan finansal destek de alınca harekete geçmişler. Ece Pazarbaşı ve Esra Aysun ilgiyi şöyle anlatıyor:

“Proje kapsamında yapılan halka açık çağrıya 65 başvuru yapıldı ve katılımcıların İstanbul‘la ilgili şikâyetleri toplandı. Tek seçim kriterimiz, katılımcıların tüm provalara katılma zorunluluğuydu. Sonuç olarak koro, sigortacısından emekli banka memuruna, işletmecisinden grafikerine, mimarından öğretmenine farklı meslek dallarından ve yaş dilimlerinden katılımcılardan oluştu.” İstanbul Şikâyet Korosu güncel sanat aracılığıyla İstanbul‘un şikâyetlerinin duyurulması için önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Ece Pazarbaşı amaçlarını anlatırken, “Şikâyet Korosu şehrin şikâyetlerine tekrar eğlenceli bir gözle bakma, şikâyetleri birey olarak değil de bir topluluk olarak dile getirme ve dolayısıyla sesini farklı bir şekilde duyurma amaçlarını barındırıyor,” diyor ve ekliyor: “Koro, birlik ve beraberlik hissini pekiştirirken, aynı zamanda katılımcılarına 15 dakikalığına şöhret olma şansını veren bir program.”

EGZOZ DUMANINDAN NEFES ALINMIYOR!

Koroyu, besteci ve MİAM‘da öğretim görevlisi olan Michael Ellison çalıştırdı. Katılımcıların müzikte profesyonel bir eğitim ya da deneyimleri olmadığı için, Ellison ve asistanı Burak Erdem tarafindan hem ses hem de teknik eğitimi aldılar. Şikâyetler yazıldıktan sonra, bu yazılar çalışmanın ilk gününde şehir, çevre, kişisel gibi gruplara ayrıldı ve tüm şikâyetler katılımcılar tarafından tek tek incelenerek elendi. Seçilen şikâyetler ise Ellison tarafından şarkı sözü haline getirilip düzenlenerek bestelendi. Peki bu bestelenen sözler neler? “Kömür ve egzoz dumanından nefes alınmıyor…”, “Burnumuzun dibindeki denizde yüzülmüyor…”, “Tükürüklere basmadan, kırık kaldırımlarda yürünmüyor…” veya “Kaba şoförler sağolsun…” gibi cümleler ilk akla gelenler. Bu eğlenceli konserin tekrarı, ocak ayı içinde kamuya açık birkaç mekânda gerçekleştirilecek.

Yorum Bırakın

Yorumunuzu Buraya Yazın!

İsminiz
E-Mailiniz
Yorumunuz
 

Bu içerik İçin Yorum Yapılmadı. İlk Olmak İster misin?