Manşetler

Buradasın: Şiir » Karışık Şiirler » Kanuni Sultan Süleyman Şiirleri Sözleri
 
facebook

Kanuni Sultan Süleyman Şiirleri Sözleri

Kanuni Sultan Süleymanın edebi kişiliği, Muhibbi Kimdir, Kanuni Sultan Süleymanın eşi Hürrem Sultan için yazmış olduğu şiirler, gazeller.

Bu şiir kanuni Sultan Süleyman tarafından Eşi Hürrem Sultana yazılmıştır

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şemim
Turuncu u nar u narencim, benim şem-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusufum varım, gönül Mısrındaki hanım

Stanbulum, Karamanım, diyar-ı milket-i Rumum
Bedahşanım ve Kıpçağım ve Bağdadım, Horasanım

Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbiyim hoş halim!

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleymanın mahlası)

Tercümesi:

Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.

Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,

Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem.
Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,

Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısırın Sultanı, Hazret-i Yusufum, varlığımın anlamı,

İstanbulum, Karamanım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşanım ve Kıpçağım, Bağdadım, Horasanım.

Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım!
Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.
Yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben Muhibbiyim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim

***************************************************

Cânı mı var kimsenün eyleye cânân ile bahs
Bendeye lâyık mıdur kim ide sultân ile bahs

İtdügi cevr ü cefâ bana vefadan yeg gelür
Kıymet-i derdi bilen ider mi dermân ile bahs

Ben de yakdum meclis-i gamda bu gönlüm şemini
Eyledüm tâ subha dek şem-i şebistân ile bahs

Ruhlarını bâg-arâ gördükde didüm misli yok
Oldı mülzem itdügümde ben gülistân ile bahs

Şir-i pür-sûzun görüp tahsîn ide Husrev dahi
Ey Muhibbî eyle şimdengirü Selmân ile bahs

******************************************

Pâdişâh-ı aşkam u dil defter u dîvân bana
Derd u mihnet sözlerin yazdum yeter unvân bana

İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibi
Bezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana

Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile
Yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana

Öldürür gerçi ki gamzen âşıka virmez amân
Leblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana

Yanayum pervâne veş şem-i cemâli nûrına
Şem-i hüsne çün Muhibbi didi dilber yan bana

*****************************************

Bana dildârın cefâsı hoş gelir
Nitekim gayre vefâsı hoş gelir

Derdi ile hoş geçer dil dilberin
Derd sanma kim devâsı hoş gelir

Zahm-ı peykânı kızıl güldür bana
Bülbülüm hâr-ı belâsı hoş gelir

Yâreme merhem durur çün zahm-ı dost
Cânıma tîr-i belâsı hoş gelir

Ey Muhibbî âleme şâh olmadan
Dilberin olmak gedâsı hoş gelir

*****************************************

KANUNİ SULTAN SÜLEYMANIN EDEBİ KİŞİLİĞİ:

Kanûnî Sultan Süleyman siyasi hayatında gösterdiği başarıyı sanat hayatında da gösterebilmiş bir padişahtır. Onun ilim ve sanat adamlarını koruması, sık sık meclislerinde bulunması, şiire olan ilgisi ve şair yaratılışlı bir kişi olması en fazla şiir yazan padişah olmasını sağlamıştır. Zaten Osmanlı padişahları şair yaratılışlı kişilerdir. Divanları olanların sayısı ondan fazladır. Ayrıca diğerlerinin de divan oluşturacak kadar olmasa da parça parça şiirleri vardır. (ÇUBUK, 1980, C.1, s.29)

XV. yüzyılın ortalarında Fatih Sultan Mehmet ile başlayan Osmanlı devletinin yükselme devri siyasi ve ekonomik alanda olduğu gibi kültür ve sanat alanında da çok hızlı bir gelişme gösterdi. Özellikle Yavuz sultan Selimin İran ve Mısırı fethedip burada bulunan bilgin ve sanatkarları İstanbula getirmesi Kanûnînin de bunları himaye etmesi kültür ve sanat faaliyetlerinin yüksek düzeye çıkmasını sağladı. Padişahtan yardım gören bu bilgin ve sanatkarlar çok değerli eserler ortaya koydular. (BANARLI, 1998, C.1, SS.567-568)

Bu gelişmeler içinde Kanûnî Sultan Süleymanda edebiyata merak saldı ve güzel şiirler ortaya koydu.
Arapça, Farsça, ve Sırpçayı çok iyi bilen Kanûnî Sultan Süleyman doğu İslam kültürüne vakıf olduğu gibi batı kültürünü de çok iyi tanımaktaydı. Devrinde İstanbulda iki yüz kadar şair ün kazanmış ve bunların bazıları dönemlerini aşarak günümüze kadar ulaşmışlardır. Bu kişiler arasında Ahmet Paşa, Necâti Bey, Zâtî, Bâkî, Hayâlî, ve Fuzûlî gibi üstatları söyleyebiliriz. Türk divan şiiri bunlar sayesinde en yüksek seviyeye ulaşmıştır.
İşte şair Muhibbî mahlaslı Kanûnî Sultan Süleyman da bu şairler arasında çok güzel şiirler yazmış ve onlardan etkilenmiştir.

Muhibbî, kelime manası olarak Arapça hubb kökünden seven, sevgi besleyen, dost anlamlarına gelir. Kanûnî, Muhibbî mahlasının dışında Meftûnî ve Âcizî mahlasları ile de şiir yazmıştır. Meftûn, Arapça fitne kökünden gelir. Anlamı ise 1) fitneye düşmüş, 2) gönül vermiş, tutkun, vurgun, 3) hayran olmuş, şaşmış. Âcizî mahlası ise kabiliyetsizlik, beceriksizlik ile tevazu ve alçak gönüllülük anlamına gelir.

Devrinin ünlü şairlerinden Zâtî, Bâkî ve Hayâlî gibi şairlerin etkisinde kalan Muhibbî, İran şiirinde de başta Nizâmî olmak üzere Selman ve Sâdiden etkilenmiştir.

Aruza genellikle hakim olmasına karşılık bazen vezni bulamamakta ve bu yüzden şekil ahengi bozulmaktadır. Zaten devrinde büyük şairlerin yetişmesi, devlet işlerinin ağırlığı dolayısıyla kendini şiire tam olarak verememesi, çok şiir yazması ve yazdıklarıyla yeniden uğraşacak vakit bulamaması gibi sebeplerden dolayı devrinde ikinci sınıf bir şair olarak tanınmıştır. Diğer asırlar göz önünde bulundurulursa Muhibbî, kuşkusuz daha başarılıdır. Çünkü bu dönem Osmanlının zirvede olduğu bir dönemdir.(ÇUBUK, 1980, SS.30-31)
Şairler genellikle övülmek veya padişahtan maddi bir karşılık almak için şiir yazarlardı. Kanûnî için böyle bir şey söz konusu olmadığından şiirleri şairler tarafından sürekli övgü görüyordu. Bu durum da Kanûnînin kusurlarını ortadan kaldırmasını engelliyordu.

Şiirlerinde babası ile birlikte Şehzade Cem ve Fatihin de etkileri görülmekle beraber daha çok aşk ve tabiat konularının dışına çıkılmaması şiirlerinin bu iki konuda toplanmasını zorunlu kılmıştır.
Kanûnî Sultan Süleyman hemen hemen bütün şiirlerinde aşk ve tabiat konularını işlemiştir. Sosyal ve siyasi konulardan tamamen uzaktır. Yalnız bir-iki şiirinde kahramanlık duygularına kapılıp İran üzerine askeri ile yürümeyi arzu ettiğini dile getirmiştir. Kendine olan övgüsü bile büyük bir tevazu halinde tezahür etmektedir.
Muhibbînin şiirlerinde nadir olarak dini-tasavvufi unsurlara da rastlanmaktadır. Yalnız bu şiirler bir amaç olmaktan uzaktır. Bir İslam halifesi olarak dini unsurları çok iyi biliyor, zaman zaman Allaha olan şükran duygularını dile getiriyor, Hz. Peygamberden övgü ile bahsedip şefaat diliyordu.

Kanûnî Sultan Süleymanın şiirleri oldukça sadedir. O devrin klasik Osmanlıcacısıdır. Terkipler fazla değildir. Arapça ve Farsça kelimelerin en çok kullanılanlarını seçmiştir. Her türlü sana endişesinden uzaktır. Şiirlerinde aynı manaya gelen farklı kelimeleri sıkça kullanmıştır. Kullandığı kelimelerin çokluğu onun hem kültür hem de kelime hazinesi bakımından oldukça zengin bir yazı diline sahip olduğunu gösteriyor. (ÇUBUK, 1980, C.1, s.32)
Belli başlı Osmanlı şairleri tezkirelerinde Muhibbînin edebi yönüne temas etmekteler. Sehî Bey, Ahdî, Beyâni, Âşık Çelebi, Riyîzi, Hasan Çelebi, Latîfî ve Seyyit Rıza tezkirelerinde Muhibbîden övgü ile bahsetmektedir. (AK,1987, s.2)

Şairleri bu derece koruyan, onları her zaman mükafatlandıran Kanûnî Sultan Süleyman bizzat kendiside edebi eserlerin konusu olmuştur. Şairler tarafından hayatını, kahramanlığını ve şahsiyetini anlatan müstakil eserler yazılmıştır. Eyyûbînin yazdığı Padişah-nâme ve Celâl Zâde Sâlih tarafından yazılmış olan Süleyman-nâme bunun iki güzel örneğidir. Kanûnî, ayrıca divanlarda yer alan kasidelerin de konusu olmuştur. Bu kasidelerde Kanûnîye çeşitli isimler verilmiştir. Hükümdar olarak cihân padişahı, hüsrev-i âfâk (ufukların padişahı), şeh-i hâverâne (doğunun ve batının padişahı), pâdişâh-ı bahr u berr (denizlerin ve karaların padişahı) dini şahsiyet olarak da zıllullah, sâye-i Hâk, şîr-i Hüdâ (Allahın aslanı) ve mücâhit (Allah yoluna cihad eden) gibi isimler verilmiştir. Bu kasidelerde Kanûnîden çeşitli isteklerde bulunuyorlardı. Bunlar umumiyetle ekonomik maksatlı isteklerdi. Örneğin Hayâlî; sıkıntılarının giderilmesini, kendi köyünün dirliğinin ona verilmesini ve bir beylik makamı, Fuzûlî; padişahın övgüsünü almayı ve rahata kavuşmayı, Figânî ise turna kuşuna gösterdiği ilgi kadar kendisine de ilgi gösterilmesini istiyor.

Kanûnî Sultan Süleyman gerek devleti iyi yönetmesi, gerek sanatkar ve şairlere gösterdiği ilgi gerekse başarılı bir şair olması nedeniyle XVI.. yüzyıla damgasını vurmuş ve gelecek asırlara da ulaşmış başarılı bir şahsiyettir.
Yazdığı aşk, tabiat ve kahramanlık şiirleriyle büyük bir divan meydana getirecek başarıyı gösteren Muhibbî bilhassa ilk beyti dillerden düşmeyen şiiri ile akıllara kazınmıştır. Bu şiirin güzelliğinin yanı sıra onu Kanûnînin söylemiş olması ona daha büyük bir değer kazandırmıştır.

ESERLERİ
Muhibbî en fazla şiir yazan Osmanlı padişahıdır. Ayrıca Zâtîden sonra en çok gazel yazma rekoruna sahiptir. Biri Farsça olmak üzere dört divançesi vardır. Bunlardan birincisi 30 yaprak, ikincisi 118 yaprak, üçüncüsü ise 261 yapraktır.

Divanları üzerine yapılan araştırmalarda 2799 gazeli, 1 terci-i bendi, 30 murabbası, 18 muhammesi, 56 kıtası ve 217 beyti olduğu ortaya çıkmıştır.

Sponsor Reklamları



Etiketler » Hürrem Sultan - Hürrem Sultan Şiirleri - Hürreme yazılan şiirler - Kanuni Sultan Süleyman ebedi kişiliği - Kanuni Sultan Süleymanın Hürrem için yazdığı şiirler -

79,109 kişi inceledi. Konu hakkında görüşlerini alttaki yorum bölümüne bildirebilirsiniz.

Yorum Bırakın



Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İsminiz
E-Mailiniz
Yorumunuz
 
melih - 13.04.2014 - 22:51
tek kelime ile müthiş
guzel - 08.07.2013 - 20:46
muhtesem bir siir muhtesem bir kanuni ve bir hanedanin ve dunyanin kaderini elleriyle deyisen bir cariye kole alexandra yani hurrem sultan
nadif - 18.06.2013 - 23:01
Ah hurrem bir cihan sultanini yag gibi eritiyorsun vaybe ama qadinmissin bayiliyorum sana azerbaycanda cok seviliyorsun
Neslihan - 21.03.2013 - 19:03
çok güzel olmuş...
eliz ercanlar - 18.03.2013 - 18:44
bu aşk dillere destan :D çooook güzel
eda - 15.02.2013 - 20:23
gerçekten çok güzel
melisa - 07.02.2013 - 14:52
kanuni sultan süleyman ın aşk şiirleri ah hürem ne kadar şanslıymış
fatime - 06.02.2013 - 21:01
guzel.
nuray - 06.02.2013 - 20:52
bir az qarip ama sevdim. anlayamadigim bazi misralar oldu .yine de devrine ozel ve bence devrinde de ,kalacak olan sahsina ozel cumleler iydi.TESEKKURLEEEEER
zehra - 05.02.2013 - 23:35
bayıldım adamın şiirleri harika muhteşem yhaa :D
mustafa - 20.12.2012 - 01:01
süper
- 24.08.2012 - 22:18
http://www.beyazportal.com/i/emo/1.gif
nazgul - 04.06.2012 - 11:13
ben iranliyim ama turkiye ve osmanliya bayiliyorum
cok guzel siirler yazmis sultan suleyman
ozamanlarda diliniz farsca ve arabcaya daha yakinmis
diliniz de cok guzel
14 yasindayim ve sizin dilinizi 5 ya da 6 yasindayken ogrendim iyi konusuyorum ama yazmakta pek marifetli oldugum soylenemez
hurrem sultana bayiliyorum allah kismet ederse mezarina gitmegi cok istiyorum:)
tunahan - 23.05.2011 - 19:03
cokgüzel şirleri
- 29.03.2011 - 20:45
çok güzel
Diğer yorumları oku >